Çocuklarda Ahlak Eğitiminin Amacı ve Önemi

Çocuklarda Ahlak Eğitiminin Amacı ve Önemi

Hamd bizlere hidayet eden, dinine hizmet şerefiyle mükâfatlandıran Allah’adır. Salât ve selam muvahhidlerin önderi olan peygamberimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e ashabına ve onun yolunu takip eden mü’minlere olsun.

Ahlak eğitimi sağlıklı düşünen, hisseden ve davranan bireylerin yetiştirilmesi için gerekli ve vazgeçilmez bir eğitimdir. Sağlıklı bir toplumun oluşumu, bireylerin sağlıklı olmasına bağlıdır. Geleceğini garanti altına almak isteyen toplumlar, ahlaklı bir nesil yetiştirmek için gayret göstermelidirler.

Ahlaki eğitimin amacı, olgun davranışlar konusunda alışkanlık sağlayıp, üstün ahlakı gerçekleştirmektir. Bu ahlaki davranış, kalıcı bir âdet oluncaya ve köklü bir ahlak kuralı oluncaya kadar istikrarlı bir şekilde tekrarlanmalıdır. Böylece davranış karakter hâline gelir.

İnsanın fiillerini devamlı olarak doğruluk şartlarına uydurmak, bu doğru ve düzenli hareketleri güzel ahlaki alışkanlıklar ve yüksek karakterler elde etmek ahlaki bir eğitimdir.

Ahlak eğitiminin amacı, bireyi ve toplumu kötü ahlaktan korumak ve kurtarmak, bunun yanında iyi ahlakla donatmak ve devamını sağlamaktır. Bu nedenle çocuklara ahlaki ve ahlaki olmayan özellikler hakkında doğru bilgiler verilmeli, sağlam kanaatler oluşturulmalıdır. Bu şekilde, onlar iyi eğilimlerini geliştirmeyi, kötü eğilimlerine teslim olmamayı denerler ve böylece karakterleri olumlu yönde gelişir. Allah’ın izniyle.

Çocuklara yüksek fikirler verilmeli ki yüksek duygular meydana gelsin. Doğrunun öğretilmesiyle de yüksek fikirler oluşur inşaAllah.

Çocuklarınıza ilahi emirlere uyup amel etmelerini, ilahi yasaklardan kaçınmalarını emredin. Çünkü böyle emredip onları ilahi buyruklara saygılı kılmanız, onları ateşten korur.”[1]

ÇOCUĞUN AHLAK EĞİTİMİNDE AİLENİN ÖNEMİ

Çocuğun ahlak eğitiminde en önemli kurum ailedir. Aile, ahlaki duyguların uyandırılması, uygulaması ve ahlaki bilgilerin kazandırılması yoluyla ahlak eğitimi görevini yerine getirir. Aile bu görevlerini gayri resmî bir ortamda yerine getirir. Eğitimin mekânı her yerdir (aile, okul, toplum). Fakat bütün eğitimin temeli ailedir.

Çocuk sosyal hayata uyum sağlayacak davranışları küçük yaşlarda öğrenir ve öğrenmeler kolay sökülüp atılamayacak kadar derin bir şekilde yerleşir. Günlük hayatta “huy” dediğimiz karakter vasıflarının pek çoğunun temeli çocukta aile vasıtasıyla atılır. Çocuk sadece insanlarla değil, eşya ile olan ilişkilerinin esasını da burada öğrenir. Cömertlik, cimrilik, temizlik, düzenlilik, dağınıklık, çekingenlik ve sosyallik gibi alışkanlıkların kazanılması hep çocuktaki eğitime bağlıdır.

Çocuklarınıza edeb ve terbiye verin!

Onların edeb ve terbiyesini güzelleştirin.”[2]

AİLEDE İLETİŞİM, DİSİPLİN VE ANNE BABA TUTUMLARI

Ailede anne baba ile çocuk arasındaki iletişim, anne babanın disiplin anlayışı çocuğun eğitiminde önemli bir yer tutar. Anne babanın çocuklarıyla arasındaki ilişkilerine ve disiplin anlayışına göre aileler değişik şekillerde sınıflandırılmıştır.

Genel olarak aile ortamını sağlıklı ve sağlıksız olarak ikiye ayırabiliriz. Sağlıklı ailede bireyler, doğru bildiklerini söylemekte ısrar edebilir ve gerçekçi olmaya özen gösterir; kendi düşünce duygu ve davranışlarından, kendilerini sorumlu tutarlar.

Sağlıksız ailede ise bireyler dıştan denetimli kişiler olarak yetişir. Çocuklarını her hâliyle kabul etmeleri için anne babaların kendi kendilerini kabul etmiş olmaları gerekiyor. Kendi kendileriyle uyum içinde olmayan, henüz kendilerini benimseyememiş kişilerin, çocuklarını ne olursa olsun ilk olarak kendilerinin kabul etmeleri güç olmaktadır. Bu bakımdan kabul eden anne baba, reddeden anne baba deyimleri ortaya çıkar.

Kabul eden anne baba genelde seven anne babadır. Fakat bazı anne babalar kendi istekleri ile çocuklarının istekleri arasındaki sınırı tayin edememektedirler. Kendilerini ve çocuklarını aynı önemde kabul ederek çocuğa kendisi olmak, kendini iade etmek, hakkını vermemekle birlikte, anne babanın kendi haklarına da aynı derecede evet de hayır da diyebilmesi önemlidir. Aslında aile burada doğru bilinen yanlış metod uygulamasıyla karşı karşıyadır.

“Reddeden anne baba” ise çocuğunu devamlı ihmal eden, hor gören, itip kakan, ona iyilik yüzü göstermeyen kişiler olarak tanımlanmaktadırlar. Böyle anne babaların yanında yetişen çocuklar güç durumdadırlar. Reddetme her zaman bu derece aşırı olmayabilir. Fakat reddetmenin en hafif şekilleri bile çocuklar tarafında hissedilmektedir.

Bazı anne babalar çocuklarını devamlı küçültücü sözlerle eleştirirler; banyoya veya karanlık odaya kapatmakla tehdit ederler. SubhanAllah!

Onları içinde bulundukları güçlüklerden kurtarmak için iletişime geçmezler veya öğretmen, pedagog, gibi bir yetkiliye başvurmazlar. Korkularına önem vermezler, onların her hareketine müdahale ederler ve kendi başlarına düşünebilmelerine, günlük hayata kendi imkânlarıyla karşı koymaya çalışmalarına izin vermezler. Onları ancak uslu durdukları, üstlerini başlarını temiz tuttukları ve okulda başarılı oldukları zaman seveceklerini söylerler. Onları başlarından göndermek için istedikleri zaman istedikleri her şeyi vererek tutarsız davranışlar sergilerler; böyle bir tutarsız ailede yetişen bir çocuğun topluma karşı ne kadar tutarlı davranışlar sergileyecekleri muammadır. Çok yazık!

“Çocuklar, dünya hayatının süsüdür.”[3]

AİLEDE İYİ BİR İLETİŞİM ORTAMI OLUŞTURULMALIDIR

İletişim, kişiler arasındaki karşılıklı bilgi, duygu, tutum, beceri yani davranışların paylaşılması demektir. İletişim; bilgi üretme, aktarma ve anlamlandırma süreci olarak tanımlanabilir. İki insanın karşılıklı konuşmasında bir bilgi alışverişi varsa, bu bir iletişimdir.

Örneğin; anne babalar çocuklarına sadece birtakım emirler verip onların bu emirler karşısındaki tepkileriyle ilgilenmezlerse, bu iletişim olmaz. Bunu, ancak tek yönlü bilgi iletimi olarak kabul edebiliriz.

İletişim; ne söyleyeceğini bilmek, bunu ne zaman söylemenin daha uygun olduğuna karar vermek, en iyi nasıl söyleyeceği hususunda fikir yürütmek, olayları basite yönlendirerek sunabilmek, akılcı bir dille karşısındaki kişiyle göz teması kurarak konuşabilmek, dikkati yoğunlaştırabilmek, anlamadığını kontrol edebilmektir.

Aile içi iletişim denilince, eşlerin birbirleriyle, çocuklarıyla ve diğer aile bireyleriyle bilgi alışverişi olduğunu anlıyoruz. Çocuk, iyi bir ahlak eğitimini ancak iyi bir aile ortamında elde edebilir. Bu nedenle anne babanın çocuklarıyla sağlıklı iletişiminden önce eşlerin birbirleriyle olan iletişiminin iyi olmasından bahsetmek gerekir.

“Sözün en güzeli, en doğru olandır; en tesirlisi, yaşanarak söylenendir.”

Ailede iletişimin iyi olması, aile bireylerinin hayatı paylaşmalarıyla mümkündür. Evi paylaşmak, hayatı paylaşmak anlamına gelmelidir. Hayatı paylaşmak, evde iş bölümü yapmak da değildir. Evde sadece maddi şeyler değil, manevi şeyler, duygular da paylaşılıyorsa yani birlikte sağlıklı vakit geçiriliyorsa, işte o hayat gerçek anlamda paylaşılıyordur.

Hayatı paylaşmak, hayatın güçlüklerini beraber karşılamak, sevinçlerini beraber yaşamak ve bundan da keyif duymaktır. Sağlıklı bir ilişkinin oluşmasında anne babanın ruh sağlığı ve sünnete dayalı yaşaması da büyük bir önem taşır. Böyle bir ailede ahlak eğitimi alan çocuk Rabbe iyi bir kul, ümmete de hayırlı bir evlat olur. inşaAllah…

ÇOCUĞA İYİ BİR ÖRNEK MODEL OLUNMALIDIR

Ahlak eğitiminde en temel ve en etkili yöntem, anne babanın iyi bir örnek veya model olmasıdır. Yaşayarak eğitme, iyi davranış örnekleri sunmak eğitimde tartışmasız kabul edilen bir husustur. Çünkü çocukta öğrenmenin ilk ve basit şekli, çevresinde gördüğü davranışları taklit etmesidir. Bu nedenle çocuğun çevresinde bol miktarda iyi davranış örnekleri meydana getirmeye dikkat edilmelidir. Çocuk her yerde güzel davranışlar görmelidir.

Ebeveynler, çocukların düzeyine inerek, uygun bir dille doğru, tutarlı ve yararlı bilgiler vermelidirler. Çocuklar için ahlaki konularda iyi model olacak bir hayat yaşamaya özellikle gayret gösterilmelidir. Çocuklara uzun uzun telkinlerle ikazlarda bulunmayın çünkü çocuklar uzun nasihatlerden pek hoşlanmazlar, hatta içlerinden “şu konuşmalar ne zaman bitecek” diye söylenirler. Çocuklara eğitimde en etkili yöntem; güzel davranışlar sergileyerek örnek olmaktır. Bizler, farkında olsak da olmasak da çocuklar çok dikkatli ve çok başarılı birer gözlemleyicidirler. Olumlu olsun veya olmasın, anne babalar çocukları için doğal eğitim ve öğrenme modelleridir. Çocuklar, anne babaya ait gördükleri tüm özellikleri öğrenirler.

Unutmayın! Eğitim, çok yönlü ve sabır gerektiren bir unsurdur. İyi bir ahlak eğitimi için tüm etkenlerin dikkate alınması ve olumlu bir şekilde yönlendirilmesi gerekmektedir.

“Kalplerinizi dinlendirin ve onları dinlendirmek için ince sözleri talep edin. Çünkü bedenlerin bıktığı gibi kalpler de bıkar.”[4]

Çocuk ne yaşıyorsa onu öğrenir;

Eğer bir çocuk, sürekli eleştirilmişse,

Kınama ve ayıplamayı öğrenir.

Eğer bir çocuk, kin ortamında büyümüşse,

Kavga etmeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk, alay edilip aşağılanmışsa,

Sıkılıp utanmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk, sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse,

Kendini suçlamayı öğrenir.

Eğer bir çocuk, hoşgörüyle yetiştirilmişse,

Kendine güven duymayı öğrenir.

Eğer bir çocuk, övülmüş ve beğenilmişse,

Takdir etmeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk, hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse,

İnançlı olmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk, kabul ve onay görmüşse,

Kendini sevmeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk, aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse,

Bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.[5]

Çocuklarımızı kınayarak, eleştirerek, önemsemeyerek, onlarla alay ederek değil de onları hoşgörüyle, saygıyla, sevgiyle, güvenle yetiştirmeye gayret gösterelim inşaAllah!

Davamızın sonu âlemlerin Rabbi olan Allah (azze ve celle)’ye hamd etmektir.[6]


[1] İbn Cerir

[2] İbn Mace

[3] Kehf Sûresi 46

[4] Ali (radiyallahu anhu)

[5] Yazan: Dorothy Law Nolte, 1975 Çeviren: Doğan Cüceloğlu

[6] Bu yazı, Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN’nın yazılarından derlenerek hazırlanmıştır.

28 Ocak, 2016 Sare ATEKİN

Etiketler: çocuk eğitimi