Putları Niçin Kırdık?

Putları Niçin Kırdık?

İslam tarihi boyunca farklı görüşler yorumlar hep olmuş, fakat bu yorumların birçoğu şer’an muteber, İslam dairesi içerisinde olabilecek ihtilaflar şeklinde olagelmiş hep… Bu ihtilaflardan çeşitli mezhebler türemiş ve dinin aslında dair itikadi bir meselede olmadıkça bu çeşitlilikler İslam’ın güzelliği yaşanılabilirliğini güçlendiren mevzular olarak kabul edilmiş…

Tabi bu ayrışmalar içinde her düşüncenin “gulat” denilen sapık varyantları da olmuş ama bunlar zaten İslam dairesinde değerlendirmeye, reddiyeler münazaralar yapmaya bile gerek olmayacak derecede sapkınlığı belli olan, âlimlerimizin kâile bile almadıkları düşünceler ve akımlar olmuş…

Şimdi çağımızda islam düşüncesinin ve islami! hareketlerin içine düştükleri (itildikleri ve direnmeden hemen atladıkları) problemlere bakınca işin içler acısı olduğu görülüyor… Sahabelerin, selef âlimlerimizin, dört mezhep imamlarımızın (radiyallahu anhum) kimin aklına gelirdi acaba ki demokrasi diye bir din türeyecek ve bu dinle İslam bağdaştırılacak? Sahabe döneminde böyle birşey çıksa Allahu âlem derlerdi ki, herbirimiz bir put olacaksak putlarımızı niye kırdık? Niye evimizden yurdumuzdan sürüldük, işkenceler gördük… İslam’ın mücadelesi hakimiyet ve hüküm mücadelesi değildi de ne demeye babalarımızla evlatlarımızla savaştık da onların boyunlarını vurduk? Tağutları inkar etmeyeceksek, tağutlaşmış düzenlerle insanlarla savaşmayacaksak, ne diye Kab bin Eşref’lere suikast düzenledik?

Sahabe ya da selefimiz tabi ki ne bu sitemlerde bulunacaklardı ne de bu yeni dinin İslam’la birlikte anılamayacağına dair reddiyeler kitaplar kaleme alacaklardı. niye mi? Çünkü şimdi bizim boş yere reddiyeler yazarak beynimizi patlattığımız çağdaş akımları!, Tevhidin aslını çiğneyerek de İslam dairesinde kalınabileceğini iddia eden bu çağdaş akımları eminim ki Gulatu Mürcie olarak göreceklerdi. Demokrasi dininin mensupları daha önce islam dairesindeyseler mürted hükmüyle muamele görecekler, yoksa da müşrik hükmüyle muamele göreceklerdi…

İmam Buhari (rahimehullah) şu devirde yaşasa Cehmiyye ve Rafizilik için söylediklerini “Demokrasiyye” için söylemekte bir an olsun duraksar, arkalarında namaz kılar mıydı acaba?

“Yahudi, Hristiyan ve Mecusilerin sözlerine baktım, küfür bakımından Cehmiye fırkasından (Allah’ın her yerde olduğunu söyleyip istiva sıfatını ve Kur’an mahluktur diyerek kelam gibi sıfatlarını inkar eden fırka) daha sapık bir kavim görmedim. Onları tekfir etmeyenleri, ancak onların küfrünü bilmediklerinden ötürü mazur görürüm.”

“Benim için ha Cehmî ve Rafızi’nin arkasında, ha Yahudi veya Hıristiyan’ın arkasında namaz kılmışım fark etmez.”

Allah’ım mücahid bir âlimin yokluğu ne kadar da zormuş…

7 Ekim, 2016 Selman Gaffaroğlu

Etiketler: put, islam, din, cihad, mezhep