Bari Sen Kardeşinin Kıymetini Bil

Bari Sen Kardeşinin Kıymetini Bil

İki arkadaş yani iki kardeş düşünün. Aralarında hiçbir problem olmayan, geçmişte sıkı sıkıya dostlukları olan, ayrı kaldıklarında birbirilerini özleyen, hatıralar hatırlandığında gözleri dolan ve kardeşinin hasreti için burnu sızlayan…

Biri kötü anacak olsa hiddetlenen ve can kardeşinin arkasından şiddetli bir şekilde hakkını savunan…

Ayrılıktan olsa gerek geçmişi andıkça ah çeken…

İşte böyle kardeşlikler var, adam gibi kardeşlikler. Onun tırnağı acısa yüreği sızlayan, onun maddi durumu kötü olsa cebindeki parayı kendine zulüm gören… Ne varsa ikimizindir kardeşim deyip ekmeğini ikiye bölen kardeşlikler… Kardeşi hastalandı mı kendisi yatağa düşen…

Bu kardeşlik hiç zedelenebilir mi? Bu kardeşlik hiç bitebilir mi?

Evet maalesef bu kardeşlik bile bitebiliyor!

Hem de selam vermemek üzere, aynı mecliste bulunmamak üzere, diğerinin adı anıldığı zaman kan kusulacak seviyede bitebiliyor…

İşin en acı olan tarafı da aralarında hiçbir şey olmamasına rağmen bitmiş. Diğerine sorsan namusunu ona emanet eder misin diye evet dediğini duyabilirsin, bir sıkıntın olsa başına bir hal gelse onu çağırsan gelir mi dediğinde koşarak gelir cevabını duyarsın. Ona sorsan o sana ne yaptı diye ancak hiç bir şey yapmadı cevabını alabilirsin.

Ne oldu peki bu kadar hiddetlenecek?

Hiç bir şey olmadı kardeşim birkaç görüş ayrılığımızdan başka… İkimizde Allah’ın dinine sadık kalmayı başarabiliyorken… İkimizde Dinimize şirk bulaştırmazken… İkimizde fedakarlıkları arka arkaya sıralarken… İkimizde temiz bir şekilde Rabbimize kavuşmaya mücadele ederken.

Beni dinler misin kardeşim?

Ben seni Allah için seviyorum, ben seni aynı şehirde yaşarken bile özlüyorum. Ben seni hala daha insanların çoğundan üstün tutuyorum. Ben eski günlerimizi unutamıyorum. Sırlarımızı, niyetlerimizi ve hedeflerimizi hala daha unutmadım. Ne güzelde günlerdi değil mi kardeşim, birbirimize baktığımızda göz bebeklerimizde sevgiyi görürken? Sarıldıkça günahlarımızın dökülüğünü bildiğimiz için sıkı sıkıya sarılırken ve birbirimizin nefesini keser derecesinde sarılarak kahkahaya boğulurken.

Ben seni hala seviyorum kardeşim, hem de Allah için seviyorum can kardeşim. Eski günlerimizin yeniden gelmesi için Rabbime dua ediyorum, birbirimize sevgi dolu baktığımız ve nefesimizi kesercesine sarıldığımız o günler için.

Acaba sende en azından bazen böyle düşünüyor musun? Düşününce üzülüyor musun? Yeniden kardeş olmamız için dua ediyor musun? O güzel günlerimizin hatırına ne gerek vardı böyle olmasına diyebiliyor musun?

En azından sende dua et olur mu? Çünkü kalpler Rabbimizin elinde, eğer biz pişman olabilirsek ve hatalarımızdan dönmek istersek O muhakkak bize yardım edecektir. Nefsimizi ayaklar altına alıp, adım atabilirsek belki müslümanlara örnek olabileceğiz.

Son olarak geçmişi hatırlamanı ve güzel anıları düşünmeni dilerim. Hatta aramızda hiçbir problem olmadığını tekrar anlamanı isterim. Ben seni Allah için seviyorum ve özlüyorum kardeşim. Allah’a emanet ol dualarım her zaman seninle...

Allah’a hamd ve Rasûlü Muhammed’e salât ve selam olsun. Davamızın sonu âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir.

28 Ağustos, 2014 Ebu Beşir El-Kurdi

Etiketler: kardeşlik, ihvan, akhi