Allah'tan Başkasına Dua Eden İle Muamelat

Allah'tan Başkasına Dua Eden İle Muamelat

SORU: Selamun aleykum hocam, Öncelikle Rabbim ilminizi artırsın ve faydalı kılsın. Sizlerlede bizleri faydalandırsın. Allah’tan başkasından yardım isteme konusu, böyle bir durum Kur’an âyetlerin hiç kapalılık bırakmayacak derecede yasaklanmış şirk olarak söylemiştir. Bu tür fiilleri işleyenlere tutumuz nasıl olmalı? Tekfir etmeli miyiz? Etmeyeceksek de dostluk durumumuz nasıl olacak? Bu mesele hafi bir meselemi?
CEVAP:

Aleykum selam ve rahmetullahi ve berekatuhû. Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a, salât ve selam efendimiz Rasûlullah’a, ehli beytine, ashabına ve yolunu takip eden mü’minlere olsun.

Rabbim seni de dininin ikamesine vesile kılsın. Sorunun cevabı için "İstiğase" başlıklı yazıya da müracaat edebilirsin.

Allah'tan başkasından istiğase yapmanın dinden çıkaran şirk olduğu Kuran'da tasrih edilmiştir ve hafi bir mesele değildir. Allah (subhanehu ve teâlâ) şöyle buyuruyor:

وَالَّذِينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ مَا يَمْلِكُونَ مِنْ قِطْمِيرٍ إِنْ تَدْعُوهُمْ لَا يَسْمَعُوا دُعَاءَكُمْ وَلَوْ سَمِعُوا مَا اسْتَجَابُوا لَكُمْ وَيَوْمَ الْقِيَامَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَبِيرٍ

“Ondan başka dua ettikleriniz ise bir çekirdek zarına bile sahip değiller. Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü de kendilerini Allah'a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Sana her şeyden haberdar olan gibi bir haber veren olmaz.” (Fatır, 13-14)

وَمَنْ أَضَلُّ مِمَّنْ يَدْعُو مِنْ دُونِ اللَّهِ مَنْ لَا يَسْتَجِيبُ لَهُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَهُمْ عَنْ دُعَائِهِمْ غَافِلُونَ وَإِذَا حُشِرَ النَّاسُ كَانُوا لَهُمْ أَعْدَاءً وَكَانُوا بِعِبَادَتِهِمْ كَافِرِينَ

“Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine hiç bir cevap veremeyecek olanlara dua eden kimseden daha sapık kim olabilir? Oysa onların dualarından haberleri bile yoktur. Kıyamet günü insanlar bir araya toplandığı zaman kendilerine düşman kesilirler. Ve onların kendilerine dua ettiklerini inkâr ederler.” (El-Ahkaf, 5-6)

لَهُ دَعْوَةُ الْحَقِّ وَالَّذِينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ لَا يَسْتَجِيبُونَ لَهُمْ بِشَيْءٍ إِلَّا كَبَاسِطِ كَفَّيْهِ إِلَى الْمَاءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَالِغِهِ وَمَا دُعَاءُ الْكَافِرِينَ إِلَّا فِي ضَلَالٍ

“Gerçek dua Ona’dır. Onun dışında dua ettikleri ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, ona gelmez. Kâfirlerin duası ancak sapıklık içindedir.” (Er-Rad, 14)

Dua Allah (subhanehu ve teâlâ)’ya mahsus olan ve ifrad edilmesi vacip olan ibadetlerdendir. Allah (subhanehu ve teâlâ) şöyle buyuruyor:

وَأَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلَّهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللَّهِ أَحَدًا

“Ve mescitlerde sadece Allah’a aittir. Bunun için Allah ile beraber başkasına dua etmeyin” (El-Cin, 18)

Dolayısıyla Allah’tan başkasına dua eden ibadet tevhidini bozmuştur ve dinden çıkmış ve müşrik olmuştur.

Tekfir edilmesi ise risalet hüccetinin hakkında kaim olmasına bağlıdır. Hüccet ikamesi gerçekleşmiş ise kâfirdir. Gerçekleşmemiş ise kâfir değildir.

“Dostluk durumundan” kast ettiğin İslam kardeşliğinden neşet eden velayet ve Müslümanların karşılıklı hakları ise, Müslüman olmaması nedeniyle caiz değildir.

Ama halkın tabiriyle dostluk, arkadaşlık kast ediyorsan her insanın hak ettiği adaleti ve insafı muşrik de hak eder. Din ve din ehline düşmanlığı veya saldırganlığı yoksa tabii bir muhabbetin de varlığına bir mani yoktur. Bu durumda en çok önemsemen ve azmetmen gereken şey muhakkak onun şirki terk edip Müslüman olması için çabalamandır.

Ama kendisine Allah’tan başkasına dua etmenin şirk ve haram olduğu ulaştırılmış ise ve Allah’tan başkasına istiğase yapmakta ısrar ediyorsa görüşmeyi sürdürmen caiz olmaz. Onu terk edip kınaman lazım gelir. Allah-u Alem.

Allah’a hamd ve Rasûlü Muhammed’e salât ve selam olsun. Davamızın sonu âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd etmektir.

Başa Dön

15 Aralık, 2014 Tarık Ebu Abdullah

Etiketler: dua, allah, muamele, dua etmek